6 Ocak 2017 Cuma

SİGARA BIRAKTIKTAN SONRA KİLO ALINIR MI?

sigarayı bıraktıktan sonra kilo alma

Sigarayı bırakıp sigara dumanından uzaklaştıkça yiyecek ve içeceklerin tat, kokusu daha iyi hissedilir. Sigaradan alınan zevk artık yiyeceklerden alınır. bu sebeple sigarayı bıraktıktan sonra iştah artışı yaşanabilir.

Tiryaki için yemek bitişi sigara isteği ile ölçülebilir. Sigarayı bırakan için böyle bir zaman dilimi olmayacağı için eskiye oranla daha fazla yemek tüketebilir. Diğer taraftan sigarayı bırakmak bazen sağlıksız beslenmeyi doğurabilir.

Sonuç olarak sigara bıraktıktan sonra kişi yeme alışkanlıklarını değiştirmemesi lazımdır. Bunu küçük egzersizlerle destekleyebilir.

İstanbul Biorezonans olarak sizi sigarayı bıraktıktan sonra yalnız bırakmıyoruz. Beraber yeme alışkanlıklarınızı gözden geçiriyoruz, biorezonans terapileri ile gerekli desteği sağlıyoruz.

Daha detaylı bilgi ve iletişim için; www.istanbulbiorezonans.com adresini ziyaret edebilirsiniz.


SİGARA BIRAKANLARA 10 TAVSİYE


Bir çok hastalığa davetiye çıkararak, ölüme neden olan sigara bağımlılığı nedeniyle sevdiklerinizden ayrılmak, sigaranın neden olduğu hastalıklarla savaşmak istemiyorsanız bugün karar verin ve sigarayı hayatınızdan sonsuza dek çıkarın. Sigara bırakmak konusunda yardımcı olacak etkenleri sizler için sıraladık.

1. Temel motivasyonunuzu bulun: Kendinize neden sigarayı bırakmak istiyorum sorusunu sorun, “sigara öldürüyor” gibi genel yanıtlardan kaçınmaya çalışın. Sigara bırakma konusunda kendinize daha gerçekçi ve genel olmayan cevaplar bulun. Kişisel, sizin için duygusal ağırlığı olan temel nedeninizi bulun.

2. Şimdi tam tersi sigara ile ilgili sevdiğiniz, bugüne kadar sigara bırakma çalışmalarınızı engellemiş olan, sigarayı bıraktıktan sonra özleyeceğinizi düşündüğünüz tüm özellikleri bir liste yapın. Bu özelliklerin tamamı ile içten bir veda yapma zamanı geldi. (Üzülmeyin, kuvvetle muhtemel bu özelliklerin tamamı bağımlılığın size inandırdığı yalanlar. Örneğin gergin, öfkeli, stresli olduğumda sigara içmeden rahatlayamam. Bu durum aslında bağımlılığın yol açtığı yoksunluk sendromuna bağlıdır. Aslında sigara sadece kendi yarattığı gerginliği rahatlatır.)

3. Karar zamanı; olumlu ve olumsuzları karşılaştırın ve sorumluluğun tamamen size ait olduğu bir karar verin. “KAÇINMA”dan kaçının. Olası zorluklarla yüzleşin, bunları yaşayacağınızı kabullenin. Önünüzde sıkıntılı bir 6 ayınız var. Bu aşamada sıkıntı ve zorlanmaya rağmen geçmiş başarılarınızı düşünün ve bunun imkansız olmadığını fark edin.

4. Sigarayı bırakmaya karar verdiniz mi? Şimdi tekrar düşünün (!) kaçınmaktan kaçınarak karar verdiğinizden ve gerçekten “BEN” istediğim için sigarayı bırakıyorum dediğinizden emin olun.

5. Artık işimiz kolay;
a. Önleyici korunma
b. Korunamadıklarımız ile baş etmek

Sigarayı bırakmanın sırrını açıklıyoruz... Baş edeceğiniz durumların mümkün olduğunca az olması. “Hallederiz” kültürümüz maalesef sigarada işe yaramıyor. Aynı şekilde maruz kalma, tiksindirme de işlevsiz yöntemler arasında. Önleyici korumayı ne kadar iyi yaparsak sigarayı bırakma ihtimalimiz o kadar yüksek.

6. Tetikleyici ve riskli durumlarımızı belirlemeliyiz. Bunu yapmanın kolay tekniği kendimize “Sigara içme ihtimalimi %1 bile arttırabilecek durumlar nedir?" sorusunu sormak. (İkinci adımdaki listeden yararlanabilirsiniz) Yanıtların tamamını yazdıktan sonra şimdi teker teker önleyici korunma yolları tespit etmeliyiz.
Yani önleyerek korunma yolları; riskli durum ile hiç temas etmememizi sağlayacak yollar. Örneğin iş yerinde kahve molası saatleri riskli durum ise mola saatleri sırasındaki aktivitelerin önceden belirlenmesi. Bilgisayarda bir el solitere oynamak, yeni başladığınız dizinin ilk 15 dakikasını izlemek, uzun zamandır aramaya bir türlü fırsat bulamadığınız aile büyüklerini aramak gibi.
ASLA uygulamayacağımız teknik; “Ben onlar ile molaya çıkarım ama içmem.” Boş zamanların doldurulması da önemli bir önleyici koruma yöntemidir.


7. Önleyici korunmayı uygulayamadığımız durumların belirlenmesi ve durum ile baş etme tekniklerinin belirlenmesi. Örneğin sigara içilen ortamda yapılan yemekli iş toplantısına katılım önleyemeyeceğimiz bir riskli durum olabilir.

8. Baş etmemiz gereken durumların başında İSTEK (aşerme/craving) gelir. Bu durum “sigarayı içmek istemek” DEĞİLDİR. UNUTMAMALIYIZ biz sigaradan nefret dahi etsek bağımlı beynimizin sigara aşkı 1 yıla kadar uzayan süreçte devam eder. Beyin bu aşk sigarayı elde etmek için istek üretir. İstek duygu, düşünce ve bedensel duyum olarak gelebilir. İstek ve yoksunluğu ayırt etmeliyiz.
Yoksunluk sigaranın kesilmesine bağlı yaşadığımız ortalama 72 saat süren belirtilerin toplamıdır. İstek beyin tarafından tekrar sigara içmemiz için üretilen bedensel ve ruhsal duyumların tamamıdır.

Sigara bıraktıktan sonra istek ile baş etmek için bir çok yöntem vardır.
• Dikkat odağının değiştirilmesi
• Bireyin kendisine sigara bırakma nedenlerini hatırlatması
• İsteğin beyin tarafından üretilen ve sigara içtiğimizde hemen içmediğimizde ise 15 dakika kadar sonra ZATEN geçecek olan bir rahatsızlık olduğunun iç konuşma ile tekrarlanması
• Duşa girmek
• Spor yapmak
• Bol bol su içmek
• Bir parça bitter çikolatayı ağızda eritmek ve tüm dikkatin tat duyumuna verilmesi (yemek yiyerek baş etmek kilo almak ile sonuçlanacaktır, odak noktayı yemek yemeye değil, yemeğin yarattığı tat duyumuna odaklanmak haline getirmeliyiz).



İSTEK İLE BAŞ ETMEK İÇİN EN ÖNEMLİ NOKTA İSTEK İLE SAVAŞMAMAK!

Evet doğru okudunuz savaşmıyoruz 3. adımda üstünden geçmiştik “sigarayı bırakmanın zorluklarını  kabullenmek” bunun olacağını zaten biliyoruz dolayısı ile savaşmadan baş ediyoruz. Savaşmak ve baş etmek arasındaki temel fark kabullenme odağındadır. “Hoş geldin ama kenarda dur nasılsa 15 dakikalık bir misafirsin”.

9. Şimdi sizden bir motivasyon bir de zarar cümlesi belirlemenizi istiyorum. Kısa ve öz cümleler olmalı. Motivasyon cümleniz sizi hem motive eden hem de sigarayı bırakmış bir insan olmanın pozitif yanlarını içeren bir cümle olmalı. Zarar cümlesi ise bırakma nedenlerinizi ve sigaranın size verdiği zararları bir parça içeren ve tekrar başlamanız halindeki temel negatifi içeren bir cümle olmalı.

Bu cümleleri bulmanız zaman alabilir ve zorlanabilirsiniz. Çevrenizde sizi tanıyan kişilerden destek alabilirsiniz ve birinci ve ikinci adımda yazdıklarınızdan yararlanabilirsiniz. 
Örneğin;
Motivasyon cümlesi; Ben sağlıklı yaşayan ve çocuklarına iyi örnek olan bir anneyim.
Zarar cümlesi; Kendimi zehirlemek için günlük düzenli para harcayan bir insan değilim. 

Özellikle cümlelerin şimdiki zaman ile yazılmış olduklarına dikkat edin.
Bu motivasyon cümlelerinizi her istek geldiğinde (istek ile hiç konuşmadan, temas etmeden) kendinize söyleyin ve sadece bu cümleleri kurun. ‘Aslında bir tanecik içsem, sigara yerine puro içsem, off bu istekleri ile hayat geçmez, sigara içerken en azından sakindim, sigaranın keyifli de bir başkaydı...’ gibi tuzak niteliğindeki cümleleri motivasyon ve zarar cümleleriniz ile etkisiz hale gelin. Bu beyin tuzakları ile savaşa girmeyin.

10. Kaynaklarını belirleyin; Bunlar sigarayı bırakmak için size yardımcı olacak tüm dinamiklerin, durumların, kişilerin listesidir. Bu aşamada tedavinin (ilaç, Biorezonans, nikotin replasman tedavisi, psikoterapinin) de bir seçenek olduğunu unutmayın.
Bu aşamaya kadarki tüm adımları henüz sigara tüketimini sonlandırmadan yapabilirsiniz. Bazen adımların tamamını tamamlamak haftalar alabilir. İlk 10 aşamanın özellikle süreklilik arz eden bir süreç olduğunu unutmayın, listelere başlayın ancak mutlaka hayat akışınızda istenen verilere yönelik farkındalık odağında yaklaşın ki tespit edip listenize ekleyebilin. Bıraktıktan aylar sonra bile riskli durumlar listenize madde ekleyebilirsiniz.
Artık geriye sadece sigarayı tamamen kesme kaldı. Bırakmanın olduğu ilk 72 saatin destek sistemi içerisinde programlı ve boş zamanın neredeyse hiç olmadığı bir düzende planlanması önemlidir. Bu aşamada sahip olacağınız en önemli bilgi “Bir duman = Günde bir paket”.  “Son bir tanecik içeyim, bir kereden bir şey olmaz” düşünce tuzağından kendinizi korumalısınız.

Okumuş olduğunuz makalemizde anlatılmak istenen sigara bırakma konusunda karşılaşabileceğiniz psikolojik sorunlardır. Sigara bırakma evresinde yaşayacak olacağınız fiziksel etkenler Biorezonans Terapi sayesinde ortadan kaldırılmaktadır. Sigara bırakma böylelikle çok daha kolay olmaktadır.

Daha detaylı bilgi ve iletişim için; www.istanbulbiorezonans.com adresini ziyaret edebilirsiniz.


BİOREZONANS VE SİGARA BIRAKMA ETKİSİ


Biorezonans sigara bırakma konusundaki etkisi kişinin sürekli kullandığı sigaranın frekansının ayrılarak ters olarak vücuda geri verilmesi ile sağlanır. Amaç aynı bilgilerin vücuttan silinmesidir. Nikotinin ve sigara içindeki 4.000 kadar zehirli maddenin frekansı filtrelerden geçirilir ve tam ters çevrilerek elektrotlar yardımı ile vücuda geri verilir. Nikotinin ve bu zehirli maddelerin vücuttaki elektromanyetik karşılığı ortadan kaldırılır. Kişi işlem sırasında genellikle bir şey hissetmez. Ama işlem sonunda sigaraya karşı yıllar boyunca oluşmuş olan tolerans ortadan kalkmış ve bir yandan da nikotine karşı bir duyarsızlaşma olmuştur. Biorezonans ile sigara bırakma terapilerinin sonucu tamamen fizikseldir. Fizyolojik bağımlılığı ortadan kaldırır. Bu kendini sigara dumanına karşı tepki verme ve sigara isteğinde azalma ile gösterir. Kişinin aklına ara sıra sigara gelebilir. Fakat fizyolojik bir ihtiyaç olmadığı için canı sigara istemez.


Biorezonans terapi seansı sonrasında sigaranın içindeki toksik maddelere karşı vücutta bir detoksifikasyon başlatır. Dokularda yerleşmiş olan toksinler kana geçer ve olabilecek her yolla vücuttan atılmaya çalışılır. Bu toksinlerin bir atılım yeri de kişinin cildidir. Kişilerin seans sonrası birkaç gün deride yağlı-bulanık bir salgı hissetmelerinin sebebi biorezonansın bu özelliğidir.

Biorezonans sigara bırakma terapisi sonrası en az üç gün bol su içme gerekliliği bu temizlenme işlemini hızlandırmak içindir. Seans sonrasında yorgunluk ve olabilecek hafif bulantıların sebebi de vücuttan atılmaya çalışılan bu toksinlerdir. Biorezonansın etkisi daha seans sırasında başlar ancak ikincil bir etki de temizlenmenin süreceği 48 saatten sonra oluşur. Bu süre içinde vücuda yardımcı olmak için çokca su içmek ve karaciğer üzerinde yük oluşturacak alkol ve bir takım ilaçlardan uzak kalmak gerekecektir.

Biorezonans ile sigara bırakma terapisinin etkisinin devamı "çip" ile sağlanır. İkinci bir seansa "sadece çok nadir hallerde" gerek kalmasının sebebi bu çiptir. Enerji meridyenleri için önemli bir nokta olan göbek altına yapıştırılır. Üzerinizde bulunduğu sürece nikotinin tersi frekansları size vermeye devam eder. Sizin tarfınızdan kolayca takılıp çıkartılabilir.
Biorezonans terapisi sonunda kişiler üzerlerinde biorezonansın etkisini fiziksel olarak hissederler. Yani etki psikolojik değil fizikseldir. Bu yüzden de fiziksel bağımlılığın daha yüksek olduğu ağır içicilerdeki etki daha yüksektir. Biorezonans ile sigara bırakma terapisi kişi ne kadar çok sigara içiyorsa etkisi de bir o kadar fazladır. Ancak etki kişiye özeldir.

Daha detaylı bilgi ve iletişim için; www.istanbulbiorezonans.com adresini ziyaret edebilirsiniz.



SİGARANIN ZARARLARI

sigaranın zararları


Günümüzde sigaranın zararları herkes tarafından bilinmekte. Dünya Sağlık Örgütünün istatistiklerine göre 'sigara içmek' dünya çapında bir problem olmakla birlikte tahmini 3 yetişkinden biri sigara kullanmaktadır. Bu istatistiğe göre 1,2 milyar kişinin sigara kullandığı ortaya çıkmaktadır. Dünya Sağlık Örgütünün yaptığı açıklamaya göre bir çok ülkede akciğer kanseri görülmektedir ve bu hastalık sigaranın sebep olduğu ölümcül sonuçlardan sadece biridir.

Sigara içen kişiler kendilerine zarar verdikleri gibi çevrelerinde bulunan insanlara da zarar verir. Bunlara pasif içici denir. Sigaranın vücuttaki tüm doku ve organlara sayılamayacak kadar çok zararı vardır. Peki sigaranın zararları nelerdir?

* Öncelikle sigaranın en büyük zararını %10-15 kilo eksikliği ve zeka geriliği ile anne karnındaki bebek görür.

* Tütün içinde bulunan Karbonmonoksit, Nikotin, Katran gibi zararlı maddeler akciğer kanseri başta olmak üzere, solunum sistemi hastalıklarından olan bronşit ve amfizeme gibi hastalıklara neden olur. İçilen her sigara sizi kansere bir adım daha yaklaştırır. Sigara içenlerde akciğerlerin doğal savunma sistemi bozulur ve buda enfeksiyon kapma riskini artırır.

* Sigarada bulunan Karbonmonoksitin kandaki oksijeni yok etmesiyle damarlarda kolestrol depolanır ve bunun neticesinde kalp krizi riski artar.

* Yemek borusu ve midede ülser, kanama ve kanser oluşumu artar. Pankreas kanseri riski fazlalaşır. Sigara içen erkeklerin içmeyenlere oranla daha fazla mesane kanserine yakalandıkları görülmektedir.

* Sigara içenlerin ellerinde ve parmaklarında sararmalar ve tırnaklarında kırılmalar görülmektedir.

* Sigara kol ve bacak damarlarında çeşitli hastalıklara neden olur. Özellikle, damarlardaki tıkanıklık nedeniyle ancak organların kesilmesiyle tedavi edilebilen(Burger) hastalığı oluşur.

* Ağız kokusu, diş ve diş eti hastalıkları, diş kaybı ve tat alma duyusunda bozulmalar görülür.

* Beyin hücrelerinin ölümüne ve hafıza zayıflığına (Alzheimer) sebep olur.

* Koku alma duygusu azalır.

* Sigara içen bayanlarda rahim ve yumurtalık kısırlığı,erken menopoz ve rahim kanseri gibi tehlikeler görülür.

* Gözlerde katarakt yada körlük meydana gelebilir.

* Vücutta yorgunluk,ruhsal gerilim,aşırı stres ve uykusuzluk görülür.

* Cinsel organlarda iktidarsızlık, ereksiyonda azalma ve döllenme yetersizliği meydana gelir.

* Vücuttaki insülin salgılama yeteneğini azaltarak şeker hastalığına sebep olur.

* Sigara, deri yapısının bozulmasına ve kırışıklıklara yol açar. Bunun yanında sigara içenlerin yaraları çok daha zor iyileşir. Bazen ameliyat sonrası yaraların iyileşmediği görülür.

* Sigara bağımlılarında kronik baş ağrılarına rastlanır.

* Bu bilinen gerçekleri göz önünde tutarak daha duyarlı olmaya çalışmalıyız. Yeni nesle iyi örnek olup eğiterek onları büyük bir problem haline gelen bu ölümcül alışkanlıktan korumalıyız. Sağlıklı bir yaşam ve sağlıklı bir gelecek için sigarayı bırakın!

Daha kaliteli ve sağlıklı bir hayat yaşayabilmek için siz de sigarayı bırakın. Yardım alabilmek için İstanbul Biorezonans Danışmanlık Merkezi ile iletişime geçebilirsiniz.

www.istanbulbiorezonans.com



BİOREZONANS NASIL ETKİ EDER?

biorezonans nedir

Biorezonans terapi kısaca maddelerin çevresine yaydığı frekansları kullanılarak vücudun o maddeye karşı enerjetik bir yolla uyarılması işlemidir. Biorezonans terapisi Almanya kökenli olup üretilen cihazlar yine Alman menşelidir.

Amaç alerjen ya da bağımlılık yapan maddeye karşı vücutta bir "silkelenme" ve "temizlenme" hali yaratabilmektir. Biorezonans tekniği birbirinin ayna görüntüsü iki frekansın birbirini yok edeceği bilgisinden yola çıkar. (-1+1=0 gibi) İçilen sigaradan alınan frekans (elektromanyetik yayılım), elektronik olarak ters çevrilerek (ayna görüntüsü olarak) çok küçük elektromanyetik sinyaller şeklinde vücuda verilir. Yapılan işlem vücuda düşük frekanslarda (radyo sinyalleri gibi) yayın yapmak gibidir. Bağımlılık yaratan maddeden alınan frekans paterninin ayna görüntüsünün vücuda verilmesi ve iki ters frekans paterninin birbirini ortadan kaldıracağı bilgisi...

Yani kısaca BICOM biorezonans terapisi bağımlılık yapan maddenin çevresine yaydığı frekansların vücuttan silinmesi işlemidir. Bunun için 40 ya da 50 dakikalık tek seans genellikle yeterli olmaktadır.. İşlem sırasında kişi sakinleşme-rahatlama dışında bir şey hissetmez.

Daha detaylı bilgi ve iletişim için; www.istanbulbiorezonans.com adresini ziyaret edebilirsiniz.


28 Aralık 2016 Çarşamba

BİOREZONANS İLE SİGARAYI BIRAKMAK



Biorezonans Terapi, bağımlılık yapan maddenin çevresine yaydığı frekansların vücuttan silinmesi işlemidir. İçilen sigaradan alınan frekans, elektronik olarak ters çevrilerek elektromanyetik dalgalar şeklinde vücuda geri verilir. Amaç bağımlılık yapan maddeye karşı vücutta bir temizlenme hali yaratabilmektir. Biorezonans terapide vücuda herhangi bir madde verilmez.

Biorezonans ile yapılan sigara bırakma terapisi bilgisayar kontrollü elektronik bir cihaz sayesinde yapılmaktadır. Sürekli kullandığınız sigaradan alınan nikotine ait bilgi frekansları tam tersine çevrilerek elektromanyetik dalgalar şeklinde kişiye tekrar yüklenir. Amaç vücut karşılığını silmektir, ( 1+(-1)=0 gibi ) bu işlem sonrasında etki fizyolojiktir. Yani vücudun nikotin ihtiyacı ortadan kalkar. Terapi sonrasında kişinin aklına sigara gelebilir fakat canı sigara istemez. 


Biorezonans Etkisi nasıl olur?

Biorezonans Terapi, vücudun nikotine olan tanışıklık durumunu tek seans ile ortadan kaldırmaktadır. Uygulama sonrasında sigara isteği azalmakta ve tedavi gören kişilerin hemen hepsinin söylediği gibi ’’vücudun sigara istemiyor olması, fiziksel bir istek duymama hali’’ yaşanmaktadır. Biorezonans Terapi uygulaması sonrasında kişi, sigara içmeye kalksa bile hem eski bildiği tadı alamamakta, hem de bağımlılık durumunun eskisinden farklı olduğunu görmektedir. Etkisi, nikotin vücuda tekrar tekrar ve ısrarla tanıtılmadığı sürece kalıcıdır.

Daha detaylı bilgi ve iletişim için; www.istanbulbiorezonans.com adresini ziyaret edebilirsiniz.



27 Aralık 2016 Salı

BİOREZONANS NEDİR?

İnsan organizması elektromanyetik frekanslar oluşturmakta ve bunu çevresine yaymaktadır. Hücrelerin, dokuların, organların, sistemlerin ayrı ayrı kendine özgü farklı frekansları vardır ve evrende var oldukları müddetçe bu elektromanyetik frekansları yaymaktadırlar. Bu frekanslar sağlıklı bir sistemde birbiri ile uyum içinde çalışırlar. Ancak farklı nedenlerle ortaya çıkan yabancı frekanslar (Alerjenler, virüsler, bakteriler, amalgam dolgular vs.) normal frekans düzenini bozarlar.


Biorezonans terapi; ağrısız ve ilaçsız, titreşim sistematiği ile bozulan sağlıklı frekansları bir yandan düzelterek, diğer yandan bu bozulmaya yol açan nedeni ortadan kaldırmayı amaçlayan bir sistemdir.

Bu bozulma; kişilerde kronik alerjik reaksiyonlar, kronik ve nedeni belli olmayan yorgunluk, kontrol edilemeyen kilo artışları, depresyon ve daha birçok rahatsızlığın oluşumuna neden olabilmektedir.


Biorezonans yada diğer adı ile Titreşim Sistematiği, günümüzde; tek seans ile sigara bırakmaktan kronik alerjik rahatsızlıkların tedavilerine, obezite ve yeme bozukluklarından virüs ve candida albicans gibi mantarların vücuttan temizlenmesine kadar bir çok farklı alanda kullanılmakta ve başarılı sonuçlar elde edilmektedir.

Titreşim sistematiği Avrupa'da 30 yıldır uygulanmakta olup Türkiye'de 2005 yılından beri başarı ile uygulanmaktadır.


Daha detaylı bilgi ve iletişim için; www.istanbulbiorezonans.com adresini ziyaret edebilirsiniz.